Modern Folk Üçlüsü

Kurulduğu ilk günden beri Türk Popu’nu derin bir şekilde etkilemiş bir grup... Yaptıkları plaklarla ‘Anadolu Pop’ akımının önünde yepyeni yollar açan, kitleleri peşinden koşturabilen üç arkadaş... Çok sık verdikleri konserlerle, yalnızca plaklara hapsolmamış ve sahne üzerinde de tıpkı plaktaki gibi şarkı söyleyebilmiş ender gruplardan. Neredeyse kuruldukları ilk günden itibaren onları sıkı sıkıya takip etmiş dağılmak üzereler - dağılıyorlar - dağıldılar söylentilerini; sürekli çalışarak, üreterek, şarkı söyleyerek cevaplamış, yalnızca ama yalnızca ‘müzik’ yapmayı hayal etmiş ve bu hayalini mükemmel bir şekilde gerçekleştirmiş dört başı mamur üç müzisyen.

Modern Folk Üçlüsü; Doğan Canku, Selami Karaibrahimgil ve Ahmet Kurtaran tarafından 1969 yılının Temmuz ayında kuruldu... Türkiye Eurovision elemeleri için Nükhet Duru ve Ayşegül Aldinç ile yaptıkları bir - iki güçbirliğini saymazsak, bu kadroları her zaman aynı kaldı... Ne biri ayrıldı, ne yeni birileri eklendi. Türk Popu’nda, özellikle gruplar arasında neredeyse hiç rastlanmaz olanı gerçekleştirerek; kavgadan gürültüden uzak, dedikoduları hiç umursamayarak hep birlikte oldular. Grubun en yaşlı üyesi Selami Karaibrahimgil. Karaibrahimgil, 1944 İzmit doğumlu. ‘Ortanca’ üye Ahmet Kurtaran 1946 İstanbul, Doğan Canku ise 1947 Tavşanlı doğumlu. Grubun müzik eğitimi almış tek üyesi Doğan Canku. Canku, Ankara Devlet Konservatuarı mezunu. İtalyan Filolojisi öğrencisi Selami Karaibrahimgil ve Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ nde okumakta olan Ahmet Kurtaran’ ın Doğan Canku ile yollarını kesiştiren ortak yan müzik aşkıdır.1969 yılının Temmuz ayında kurulan grup, ilk dönemlerinde o devrin en önemli şarkıcılarından Esin Afşar’ a eşlik eder. Grup, Esin Afşar ile birlikte tam dört 45’lik yapar. Sonra yolları ayrılır ve Modern Folk Üçlüsü, kendi adını taşıyan ilk plağını 1970 yılının Ocak ayında yayımlar. Ön yüzünde ‘Deriko’, arka yüzünde ‘Ali Paşa Ağıtı’ adlı şarkıların olduğu plak Balet firmasınca yayımlanır. Plak, Anadolu Pop rüzgarlarının en sıkı estiği günlerde epeyce ses getirir. Plağın her iki yüzünde yer alan şarkılar çok sevilir ve zaten bir süre sonra da plağın ‘A’ ve ‘B’ yüzlerini, herkes karıştırmaya başlar. Adet, bütün dünyada olduğu gibiydi bizde de... 45’liklerin genellikle ‘A’ yüzleri için çok ince elenir sık dokunur, ‘B’ yüzleri için ise aynı gayret gösterilmezdi. Ama Modern Folk Üçlüsü, daha ilk plağından itibaren, plağın arkasını da önemseyen bir gelenek başlattı. Denilebilir ki, Modern Folk Üçlüsü’ nün yaptığı bütün 45’liklerin arka yüzünde yer alan şarkıların her biri, ayrı bir plak olarak çıkabilecek nitelikteydi. Bu ilk plaktan hemen sonra da (Nisan’ 70) grup Timur Selçuk ile birlikte ilk konserine çıkar, ilk sahne sınavını başarı ile verir. Böylelikle grup; hem plakta hem sahnede çok iyiler diye ünlenir, ‘En Çok Sevilen Topluluk’lar listelerinde başa tırmanır ve arada bir vermeye başladıkları konserlerin yanında, ‘Altın Raket’ adlı bir klüpte çalışmaya başlarlar. Grubun gördüğü ilgi firmalarını da harekete geçirir ve ilk plağın üzerinden fazla bir zaman geçmemişken ikinci plakları yayımlanır, hem de mükemmel bir kapakla. ‘Sarhoş Oğlan / Leblebi’ adlı bu plak Türk Popu’nun ender başvurduğu ‘üçlü’ bir kapak ile yayımlanır, üstelik çok fazla emek verildiği belli olan bir tasarım ve grafik çabası ile. Kapakta yer alan siyah-beyaz fotoğraf, daha sonra mektup yazıp ‘imzalı fotoğraf’ isteyen her hayrana gönderilen fotoğraf da olur. Bu plak da ilk plağın izinden gider, hatta daha fazlasını becerir ve listelerde ‘1 Numara’ olur. Arayı soğutmak istemeyen ve işi sıkı tutan Balet’ de derhal üçüncü plağın hazırlıklarına başlar ve bu sefer rengarenk bir kapak içinde ‘Tello / Su Gelir Ark Uyanır’ adlı plağı 1970 yılının Ekim ayında piyasaya verir. Bu plak da kimseyi yanıltmaz, çok sevilir çok satar . 1970 yılının bitimi ile birlikte bütün basın, geçmiş yılın ‘en iyileri’ni seçme telaşına girer, ancak diğer kategorilerin aksine ‘Yılın En İyi Topluluğu’ bölümlerinde hiç zorlanmaz ve Modern Folk Üçlüsü, neredeyse bütün basının favori grubu olur. Başta ‘Hey’ ve ‘Ses’ olmak üzere, müzik konusunda ağırlığı olan bütün basın yılın topluluğu olarak Modern Folk Üçlüsü’ nü seçer. Kuruluşunun üzerinden ancak bir yılı aşkın bir zaman geçmiş olan grup; bu kısa süreye sığdırdığı birbirinden önemli üç 45’lik ve çok başarılı konserlerle en tepeye kurulmuştur artık, epeyce uzun bir zaman da orada kalır.

1971 yılının Mart ayında, Modern Folk Üçlüsü ilk yurt dışı konserini vermek üzere Berlin’e gider. Daha sonra grubun tarihinde epeyce hatırı sayılır miktara erişecek bu yurt dışı konserlerinin ilkine grup Rüçhan Çamay ile birlikte gider. Grup, bu konserden hemen sonra da, VDR’nin daveti üzerine epeyce televizyon programına katılır. Bu konserin ertesinde grup ilk albümünü yayımlar. Grubun ilk albümü ‘canlı’ kayıtlardan oluşur. Artık grubun menajerliğini yapmakta olan Hıncal Uluç, albümün iç kapağında yer alan yazısında neden bir ‘stüdyo’ albümü değil de bir ‘konser’ albümü yaptıklarını açıklar: İlk Long - Play’ imizi bugüne kadar verdiğimiz 38 konserin bandlarından hazırladık.. Onun da sebebi var.. Yurdun dört bir yanından konser davetleri alıyoruz.. Hepsine gitmemize imkan yok. Kendi kendimize bir turne hazırlamamız da imkansız.. Bunun için büyük bir teşkilat ve büyük bir sermaye gerek.. Anadolu’ya gidemediğimiz için, bizi isteyenlere, bir konserimizi, hem de 38 konserin en iyi yerlerinden seçilmiş en iyi konserimizi göndermeye karar verdik.İşte size bu plağın hikayesi. Bu ilk albümde, ilk plaklarda yer alan şarkıların önemli bir bölümü yer alır. Üstelik epeyce sürpriz de vardır. ‘Bugün Ayın Üçüdür’, ‘Gökte Yıldız Ay misun’ gibi Modern Folk Üçlüsü’ne çok yakışmış Türküler de yer alır bu albümde. Doğan Canku’nun babası Şeref Canku çok önemli bir araştırmacıdır zaten ve Şeref Canku’ nun derlediği epeyce Türkü bu albümde yerini bulur.Grup dördüncü 45’liklerini hazırlama telaşına girmişken ilk ‘dağılma’ haberleri ile mücadele etmek zorunda kalır. Daha sonra da çok sık bir şekilde tekrarlanacak olan bu haberler elbette bir gerçeğe dayanmaz ama grubun üç üyesi de, basının bu haberlerle ilgili sorularını cevaplamak zorunda kalır. Modern Folk Üçlüsü, bu haberleri arkasında bırakarak Rodos’ a gider ve iki konser verir Ekim 1971‘de. Döner dönmez de yeni plaklarına son noktaları koymaya başlarlar. ‘Diley Diley Yar / Gelin Ayşe’ adlı plak 1971 yılının Aralık ayında yayımlanır, yine çok hoş bir kapak ve mükemmel bir grafikle. Plağın çıkmış olması üstelik yine sürpriz yapmayarak epeyce satması ‘dağıldılar’ dedikodularının önünü kesmez ve Hıncal Uluç, Hey dergisinde uzun bir yazı yazmak ve işin doğrusunu grubun hayranlarına aktarmak zorunda hisseder kendini. Modern Folk Üçlüsü yaşıyor... Hem de Amatörce başlıklı bu yazıda , bütün bu durmak bilmez dedikoduları sert bir dille yalanlar ve dağılmadık, dağılmıyoruz, dağılmayacağız der. Bir tür ‘manifesto’ olan bu yazı, Türk Popu’nun görülemeyen arka yüzünde neler olup bittiğinin de ip uçlarını verir okurlara, hayranlara... Bizi sever ve takdir eder görünüp de dağılmamız için ellerinden gelen her şeyi yapan sahte dostlardan, dağılma haberleri üzerine ağıtlar düzen iki yüzlü arkadaşlardan bahseder Hıncal Uluç ve müzikseverlerden bir ricada bulunur: Söyleyen ve yazan kim olursa olsun, bizlerden birinin ağzından duymadıkça inanmayın der... Ancak yazının geri kalanı; söylentilerin pek de dayanaksız olmadığını söyler gibidir. Artık Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Ahmet Kurtaran, mesleğini icra etmek istemektedir. Selami Karaibrahimgil de Turizm Bakanlığı’nda çalışmayı kafaya koymuştur. Hıncal Uluç’un deyimi ile sadece müzisyen olan Doğan Canku’nun müzik yapmaya devam etmek dışında başka bir alternatifi yoktur ve böyle yapabilmek için Durul Gence’ye birlikte çalışmayı teklif eder. Belli ki bütün bunlar ‘sahte dost’ ve ‘ iki yüzlü arkadaş’ların ekmeğine yağ sürer ve hazır ellerinin altında kapı gibi göstergeler varken çığlığı basmanın tam zamanıdır diye düşünürler. Bütün bunların üzerine Selami Karaibrahimgil ve Ahmet Kurtaran’ın evlilik hazırlıkları eklenir ve Modern Folk Üçlüsü kurulduğundan bu yana ilk defa bir koca yılı bomboş geçirir. Ne bir plak yaparlar, ne bir konser verirler... Belli ki ‘dağılma’ söylentileri grubu epeyce etkilemiştir ve bir ‘tatil’ yapmaya karar vermişlerdir.

Grubun, Doğan Canku dışındaki üyeleri bu boşluğu evlenmek için bir fırsat sayar ve evlenirler. Doğan Canku ise sözü edildiği gibi Durul Gence ile çalışmıştır bu süre boyunca. 1972 yılının sonlarına doğru ise her şey kaldığı yerden başlar. Grup basının karşısına ‘tam kadro’ çıkmış ve yapacaklarını anlatmaya başlamıştır. Bu kez Türk Sanat Müziği’nin çok seslendirilmesi üzerinde duruyoruz.Bunun yanısıra çeşitli dünya melodilerini Türkçe sözlerle ve yine çok sesli olarak sunmak istiyoruz açıklamasını yapan grup, bu açıklamanın üzerinden çok fazla geçmemişken dediklerini gerçekleştirir ve yeni plaklarını Şubat 73’de piyasaya verirler. Aynen dedikleri gibi yapmışlardır... Plağın bir yüzünde ‘Klasikler 1’ üst başlığı ile ‘Kız Sen Geldin Çerkezden / Gel Gidelim Çamlıca’ya / Erdi Bahar Sardı Yine Neş’ e Cihanı’ adlı şarkılar yer alır. Arka yüzünde ise, grup ilk defa bir yabancı şarkıyı Türkçe sözlerle söylemiştir: ‘Ağlamak Geliyor İçimden’... Doğrusunu söylemek gerekirse, bu plak Modern Folk Üçlüsü hayranlarının epeyce kafasını karıştırmıştır ilk başlarda. Çünkü epey ara verdikten sonra yapılmış olan bu ilk plak, neredeyse daha önce yapılmış plaklara hiç benzememektedir. Türkülerin yerine şarkılar geçmiş, üstelik yabancı bir beste de seslendirilmiştir. Grup ayrıca plak firmasını da değiştirmiş, Balet’ten Polydor’ a geçmiştir. Ama grubun sevenleri, bu ilk şaşkınlığı çabuk atlatır. Modern Folk Üçlüsü’ nün neredeyse hiç değişmemiş olduğunu, söyledikleri şarkılar ne olursa olsun, müzikal anlamda her zaman işi çok sıkı tuttuğunu ve kolaya kaçmadığını gördüler. Bu plakla birlikte eski şaşaalı günlere kalındığı yerden devam edilir ve Philips bilmem kaçıncı yıl kutlamaları için dışarda hazırlamış olduğu ‘Auntie’ projesinin Türkiye ayağı için Modern Folk Üçlüsü’nü seçer... Tanju Okan ve Nilüfer ile birlikte... Philips, dışarda da epeyce ünlü ismi bir araya getirip yaptırmıştır bu plağı... Bizde de, ününün doruğunda Tanju Okan ve Modern Folk Üçlüsü’ nün yanına gencecik ama epeyce gelecek vaad eden Nilüfer katılır ve 1973 yılının Nisan ayında ‘Arkadaş Dur Bekle’ adlı plak piyasaya verilir. Her bakımdan çok farklı olan bu plak; şarkının ve Türkçe sözlerinin güzelliği yanında, neredeyse bir araya hiç gelmezler denilen star’ları da bir araya getirdiği için ilgiyle karşılanır. Doğrusu bu hiç denenmemiş değildir... Ama ‘Arkadaş Dur Bekle’, o güne kadar yapılanların en başarılısı olur ve epeyce şeyin önünü açar. Sonraki yıllarda;özellikle Ali Kocatepe’ nin çabaları ile bu yolun önü epeyce açıldı ve Eurovision Türkiye elemelerinde ipi göğüsleyebilmek için ‘güç birliği’nin şart olduğunun anlaşılması ile epeyce de yaygınlaştı. Ama ‘Arkadaş Dur Bekle’ ilk örneklerdendi ve hak ettiği ilgiyi de fazlasıyla buldu. Bu plaktan kısa bir süre sonra da grubun Polydor etiketli ikinci plakları çıkar: ‘Hiç Belli Olmaz / Unutalım Her Derdi’. Grubun üyelerinden Ahmet Kurtaran’ a göre bir tuzak plaktır bu, TRT Denetleme Kurulu’na kurulmuş bir tuzak. Kurulduğu ilk günden beri Denetleme Kurulu ile arası hiç olmamış grubun böyle bir şeye kalkışmasının nedeni de çok açıktır. TRT Denetleme Kurulu, grubun yaptığı her şeyin önüne Türkülerin çok seslendirilmesi / seslendirilememesi engelini çıkartmakta, şarkılarına yayımlanma ‘vize’si vermemektedir. Bunun üzerine Modern Folk Üçlüsü, iki Yunanca parçayı seçer, sözler yazılır ve stüdyoya girilir. Bu sefer Denetleme Kurulu geç demiştir. Bunun üzerine grup, basının karşısına çıkar ve kendi Türkülerimizi yaptığımızda olmayan şey bu sefer nasıl olabildi? sorusunu yöneltir TRT’ ye... Bu plak ile ilgili olarak söylenebilecek ilginç bir nokta da, uzun bir zamandır grubun menajerliğini yapmakta olan Hıncal Uluç’un artık gruba söz de yazmış olmasıdır. ‘Hiç Belli Olmaz’ın sözlerini Hıncal Uluç, Ahmet Kurtaran ile birlikte yazmıştır. Ekim 73’te ise grup büyük bir Avrupa turnesine çıkar. Cumhuriyet’in 50. Yılı kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilen bu turnede, grup epeyce memleket gezer.Bonn, Berlin, Brüksel, Roma, Tunus, Londra.

1974 yılında, Modern Folk Üçlüsü; Türk Popu’nun bütün devlerinin yaptığı gibi, o yıl ilk defa düzenlenecek olan Toplu İğne Şarkı Yarışması’na katılmaya karar verir. Bu yarışmada ‘Dudilli’ adlı şarkılarını seslendirirler. Yarışmayı neredeyse Türk Popu için hiç bilinmedik bir isim olan Esmeray kazanır ‘Unutama Beni’ adlı şarkı ile. Modern Folk Üçlüsü de, yarışma parçalarını arkasına ‘Dözerem’i katarak plak olarak piyasaya verir. Aynı yıl ikinci albümleri piyasaya çıkar. Ali Kocatepe’nin kurmuş olduğı 1 Numara’dan çıkan ’40 Yıl Sonra’ adlı albüm, o güne kadar grubun uğradığı her durağı kucaklayan bir antoloji gibidir. Albümün ön yüzü; grubun 1973 yılı başlarında girdiği ikinci dönemecin izinden gider ve Türk Sanat Müziği şarkılarından oluşuyorken; ikinci yüz, ilk göz ağrısı Türkülere kucak açmıştı. Grup ilk hiti olan ‘Ali Paşa Ağıdı’nın yanına ‘Elif’i, ‘Gelin Ayşe’yi de katmış ve bu daireyi Ergüder Yoldaş’ın ‘Ali Veli’ adlı şarkısı ile tamamlamıştı. Albüm çok büyük bir ilgi ile karşılanır. Bu albüm, öteden beri Modern Folk Üçlüsü hayranı olan herkesi memnun ettiği gibi gruba yepyeni hayranlar da kazandırır. Bu albüm aynı zamanda Türk Popu’nun da en parlak noktalarından biri olur. Zaten Türk Popu’da yavaş yavaş ortadan çekilmek üzere toparlanmakta ve meydanı arabeske bırakmak üzere hazırlanmaktadır. Türk Popu bir ara dönem yaşayıp sonra da tamamen arabeske bırakacaktır meydanı. Bu ara dönem ‘Selami Şahin Şarkıları’ olarak ortaya çıkar. Selami Şahin ve etrafına toplanmış epeyce şarkıcı; Türk Popu’nun epeyce uzun bir süre için tası tarağı toplamaya başlama fırsatını kaçırmaz ve neredeyse ‘bir örnek’ şarkılarla ortaya çıkarlar. Modern Folk Üçlüsü de, diğer aklı başında herkesin yaptığını yapar ve kendilerini konserlere verirler. 1977 yılına kadar böyle sürer bu. Grup, 1977 yılında üçüncü albümünü çıkarır piyasaya... Yine 1 Numara’dan ve yine bir önceki albümle aynı formülle... Hem Türk Müziği, hem Halk Müziği... Hem anonim Türküler, hem de Refik Fersan, Erol Sayan hatta Hacı Arif Bey’ den şarkılar. Hem Bülent Ecevit’ ten ‘Takalar’ hem de Kemençeci Nikolaki Efendi’ den ‘Mahur Saz Semaisi’... Memlekette oldukça nisbi ‘demokrasi’ havalarının estiği günlerdi o günler. Yer gök havalara uçurulan ‘beyaz güvercin’lerle dolmuş, yılmadan yorulmadan bir gün eninde sonunda demokrasi bize de uğrar diye umut etmekten vazgeçmemiş insanlar, bu sefer de ‘Karaoğlan’ın peşinden akın akın koşturur olmuştu. Bu nedenle ‘allı yeşilli’ geçen ‘Takalar’ herkesin ‘sevgi ve barış’ dileklerine eşlik etmiş, eksik kalanı da Kemençeci Nikolaki Efendi tamamlamaya çalışmıştı.

Modern Folk Üçlüsü 1978 yılında Eurovision’da bizi temsil edecek şarkı için yapılan elemelere Nükhet Duru ile birlikte katılır. Grubun, Eurovision için yaptığı ilk güç birliği bu olur. Her zamanki gibi bu eleme de epeyce mücadeleye sahne olur, Nilüfer ve arkadaşlarının birinci olduğu bu yarışmada ‘Anadolu Majör’ adını almış olan Modern Folk Üçlüsü ve Nükhet Duru ‘Dostluğa Davet’ adlı şarkı ile üçüncü olurlar. Gruba yalnızca üçüncülük getiren bu şarkının plağı ise grup adına büyük bir başarı olur. Arkasına ‘Takalar’ın Nükhet Duru’lu yeni bir versiyonu alınmış olan bu plak epeyce fazla gürültü kopardı ve gruba yeniden ‘yılın topluluğu’ ünvanlarını toplamaya başladı. 1978 yılının hemen başında, Hey ve Kelebek gibi, verdikleri ödüller ile her zaman saygın olmuş iki yayın kuruluşu tarafından ‘Yılın Topluluğu’ seçildiler. Ama ne yazık ki karanlık günler kapıdaydı artık. ‘Karaoğlan’ın hepimize bol miktarda dağıttığı demokrasi umutları daha henüz yeşerme imkanları arıyorken, memleket yeni bir ‘orta çağ’a girmek için epeyce hızlı bir şekilde yol almaya başlamıştı. Modern Folk Üçlüsü, bu günleri; Kore / Seul’de bir yarışmaya katılarak, Ajda Pekkan ile birlikte bir İsrail turnesine çıkarak, tekrar yılın topluluğu seçilerek ve İsveç-Norveç’te konserler vererek geçirir. 12 Eylül için son ziller çalmaktayken, grup, Türk Popu’nun gelmiş geçmiş en önemli albümlerinden biri olacak olan ‘Pop’ albümünün hazırlıklarına başlar. Modern Folk Üçlüsü ve Ali Kocatepe başbaşa vererek, artık boğazına kadar arabeske batmış Türk Popu’na son bir nefes vermeye çalışırlar. Albüm olabilecek en şansız bir dönemde yayımlanır, Ekim 80’de... Herkesin can derdine düştüğü; kimsenin, değil bir albümü, değil ‘pop’u , müziğin herhangi bir çeşidini göremez olduğu o feci günlerde çıktı albüm... Ama hemen olmasa da, bir süre sonra, sağımızı solumuzu ölçüp biçebilecek bir noktaya geldikten hemen sonra gördü gözlerimiz albümü... Özdemir Erdoğan, Mazhar Alanson, Melih Kibar, Cenk Taşkan ve Ali Kocatepe gibi önemli isimlerin bestelerine Ahmet Kurtaran ve Doğan Canku’nun besteleri eklenmişti bu albümde. İlaveten de güzeller güzeli ‘Ayrılık’... Bugün bile değerinden hiçbir şey kaybetmemiş bir albüm ‘Pop’... Pikaba koyup dinlediğinizde hiç bitmesin diyeceğiniz bir albüm.

1980 Yılının Ekim ayında, Modern Folk Üçlüsü, yeni bir Eurovision macerasına hazırlanmaya başlar. Ali Kocatepe, her zamanki gibi epeyce silahlarını kuşanmış bir şekilde katılacaktır bu yarışmaya... Sanatçı, ‘Miras’ ve ‘Dönme Dolap’ adlı şarkıları hazırlamıştır Eurovision için... ‘Dönme Dolap’ için Doğan Canku ve Sezen Aksu bir araya gelir... Nedendir bilinmez, bu formülden hemen vazgeçilir ve şarkıyı, Modern Folk Üçlüsü ile Zerrin Özer’in seslendirmesine karar verilir. Ama sonuçta bu da gerçekleşmez ve Modern Folk Üçlüsü yerinde kalır ama Zerrin Özer gider ve Ayşegül Aldinç gelir yerine. Şarkı ilk elemelerde finale kalır ve Şubat 81’de yapılan finalde birinci olur... Modern Folk Trio & Aysegül, İrlanda’nın Dublin şehrinde yapılan yarışmada seslendirir şarkıyı ve dokuz puan toplayarak 18. olur ve yarışmayı, daha evvel bizi temsil etmiş bulunan Semiha Yankı, Nilüfer ve Ajda Pekkan’ ın arasında bir yerde bitirir.

‘Dönme Dolap’, Modern Folk Üçlüsü’nün seslendirdiği son şarkılardan biri olur. Türk Popu’nun 90’ların başına kadar kış uykusuna yatmış olmasından, herkes gibi Modern Folk Üçlüsü de payını alır... Grup, yalnızca konserlerle varolmaya çalışır. Doğan Canku birkaç solo projeye imza atar. 90’ların gelişi ile birlikte grup yeniden hareketlenir ve Yapı Kredi için bir kaç çalışma yapar ancak bunlar, dağıtılmadığı için neredeyse kimseye ulaşamaz.

Grubun 2000 sonbaharında çıkması planlanan albümü, tam yirmi yıldır bekleyen hayranlarının eline geçen ilk albüm olmakta. Tam otuz yıllık bir geçmişi özetleyecek size... 1970 yılında ‘Arpa Ektim Biçemedim / Bir Düş Gördüm Seçemedim’ diyerek yola çıkmış üç delikanlının birbirinden kıymetli şarkılarla doldurdukları tam otuz yıllık bir süreyi...

‘Ali Paşa’nın aksine, grubun hayranları için ‘ekin’ her zaman bol oldu...

Deriko / Ali Paşa Ağıdı - Balet
Sarhoş Oğlan / Leblebi - Balet
Tello / Su Gelir Ark Uyanır - Balet
Diley Diley Yar / Gelin Ayşe - Balet
Klasikler I / Ağlamak Geliyor İçimden - Polydor
Arkadaş Dur bekle / Kim Ayırdı Sevenleri (Nilüfer ve Tanju Okan ile birlikte) - Philips
Hiç Belli Olmaz / Unutalım Her Derdi - Polydor
Dostluğa Davet / Takalar (Nükhet Duru ile birlikte) - 1 Numara

Modern Folk Üçlüsü - Balet
40 Yıl Sonra - 1 Numara
Takalar - 1 Numara
Pop - 1 Numara


- - 1969

Modern Folk Üçlüsü hayatı, özgeçmişi

***

Bu özgeçmişi arkadaşına gönder

Arkadaşının mail adresi


Sizin isminiz